“Kadın ve erkeğin eşit olması mümkün değil”

01 Ağustos 2010

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Kadın ve erkeğin fiziksel olarak hiçbir zaman eşit olamayacağını belirterek, “Kadın kadındır erkek erkektir. Bunların eşit olması mümkün mü? Bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır.” dedi

Başbakan Erdoğan referandum kampanyası çerçevesinde geldiği Hatay’da Hakkari, Şırnak ve Amanoslarda şehit olan 3 asker adına TOKİ tarafından yaptırılan okulların açılışını yaptı. Şehit Ömer Faruk Adaş İlköğretim Okulu, Şehit Mustafa Dolunay Anaokulu ve Şehit Süleyman Yılmaz Lisesi’nin açılışını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, törende Hatay’ın ilçelerinde bulunan 15 okulun da toplu açılışı gerçekleştirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılışı yapılan okullarda 330 derslik bulunduğunu ve bu okulların 23 milyon TL’ye mal olduğunu belirterek, ”Bunlar insanımızın hayat standardını yükseltecek, cehaletle mücadelede bizi başarılı kılacak adımlardır. Türkiye’nin kalkınması için AK Parti Hükümeti 4 temel unsur konusunda adımlar atmıştır. Bunlar adalet, sağlık, eğitim ve güvenliktir.” dedi.

Hükümetin yaptığı hizmetlerden örnekler veren Başbakan Erdoğan, “Sağlıkta Türkiye’nin dört bir yanında hastanelerimizde artık insanca sağlık hizmeti veriliyor, tedaviler gerçekleştiriliyor. Hastanelerde koğuş sisteminden tek odalı, çift odalı banyolu tuvaletli odalara geçiş yaptık. Önceden böyle bir sistem yoktu. Sağlam girseniz hastanelerden hasta çıkardınız. Böyle bir durum vardı. Ama şimdi sistem değişti. Vatandaşlar tedavinin yanı sıra ilaçlarını da çok rahat bir şekilde alıyor. İlköğretimde erkek öğrencilere 20, kız öğrencilere 25 lira, aynı şekilde orta öğretimde erkek öğrencilere 35 lira, kız öğrencilere de 45 lira destek veriyoruz. Bu yardımı, bu desteği anneye veriyoruz, babaya değil. İşte kadın-erkek eşitliğinin istismarını yapanlara söylüyorum. Bak bu sadece bir tanesi. Biz burada anneyi ön plana çıkarırken şefkatte anne, babaya göre daha farklı olduğu için bu adımı, bu tercihi yapıyoruz, istismarını değil. Cennet annelerin ayakları altına boşuna konulmadı.” şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından okullarda incelemelerde bulundu.
Okulların açılışı sırasında geniş güvenlik önlemleri alınırken alanda sinyal kesici jammerler hazır bulunduruldu. Çatılara keskin nişancılar yerleştirilirken açılışa katılmak isteyen vatandaşlar tek tek arandı. Başbakan Erdoğan konuşmasını yaparken korumaları da çocuklara oyuncak dağıttı. Törenin sonunda İsmi okullara verilen şehitlerin yakınlarına şehitlik beratı verildi. Başbakan şehitlerin geride kalan çocuklarına yakın ilgi gösterdi.

Cihan

“Kenan’dan olma Recep’ten doğma Anayasa’ya ‘Hayır’

01 Ağustos 2010

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Kenan’dan olma Recep’ten doğma anayasaya hayır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ziyaretinin ikinci durağında Pazarcık beldesini ziyaret etti. Partililer tarafından davul zurnayla karşılanan Kılıçdaroğlu, 12 Eylül’de yapılacak referandumda vatandaştan ‘hayır’ oyu vermesini istedi. Seçim otobüsü üzerinden coşkulu kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, “Recep Bey bizden ülkeyi yönetmek için reçete istiyor. Madem reçete istiyorsun, bu ülkeyi yönetemeyecektin neden iktidara geldin. Biz CHP iktidarında birlik olacağız, dirlik olacağız. Bunun için desteğinizi istiyorum. Çocuklarımızın geleceğini karartmamak için, aydınlık bir Türkiye için desteğinizi istiyorum” dedi.

Referandumla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, yeni anayasanın çiftçiye, işçiye hiçbir şey getirmeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu bir vatandaşın açtığı pankartı göstererek şöyle konuştu: “Bunun için Kenan’dan olma Recep’ten doğma Anayasa’ya ‘Hayır’ diyeceğiz.”

Konuşması “Başbakan Kemal” sloganları ile kesilen Kılıçdaroğlu, sözlerini Nazım Hikmet’in “Bir ağaç gibi tek ve bir orman gibi kardeşçesine bir ülke yaratacağız” dizeleri ile tamamladı.

Güvenlik güçlerinin sıkı önlemleri altında halkı selamlayarak inşaatı tamamlanan ilçe terminaline gelen Kılıçdaroğlu, buranın açılışını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu daha sonra sevgi gösterileri ile kent merkezine uğurlandı.

İHA

İşte CHP’nin referandum şarkısı

01 Ağustos 2010

 

Cumhuriyet Halk Partisi, 12 Eylül’de yapılacak referanduma sayılı günler kala, Merkez Karar Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi üyeleriyle bir araya gelerek referandum çalışmalarına start verdi. Akatlar’daki Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya CHP’nin önemli isimleri Nur Serter, Mehmet Sevigen, Bihlun Tamaylıgil, İlhan Kesici de katıldı

Toplantıda CHP’nin merakla beklenen referandum şarkısı da tanıtıldı. “Hani Benim Receb’im” şarkısından uyarlanan “Siyasette Recep Bey” salonda çalınırken bazı partililer oynamaya başladı.

İşte CHP’nin yeni referandum şarkısının sözleri:

Siyasette Recep Bey. Uzanmış da yatar
Oğlan gemicik almış. AKP suya batar
Hani benim Recebim Recebim. Hayır oyu vereceğim ( Sana hayır diyeceğim )
Yasanı sandığa gömeceğim
Gemi dolu pırlanta. Atma Recep Bey atma
Ali Dibolar devri. Kesme naylon fatura ( Naylon fatura çakma )
Sandık gelir yanaşır. Recep boşa uğraşır
Vatandaş hayır diyor. Recep niye ağlaşır
Recep Beyi tanırlar.Yolsuzlukta şanı var
Kılıçdaroğlu der ki, Hayır demekte yarar var
Hani benim Recebim Recebim
Hayır oyu vereceğim. Yasanı sandığa gömeceğim

‘DOĞRUSU HAYIR’

CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Anayasa değişikliklerine ilişkin 12 Eylülde yapılacak referandum öncesi sloganlarını ”Doğrusu hayır” olarak belirlediklerini bildirdi.

Şimşek, Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen ”Referandum Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, CHP’de planlanan örgütlenme modelini anlatarak, ”Sadece atar ve toplardamarlara değil, kılcal damarlara varacak bir örgütlenmeye ihtiyacımız var” dedi.

Berhan Şimşek, bu örgütlenme modelinin CHP’nin yıllardan beri özlediği, istediği, beklediği ve aynı zamanda seçimlerde sandığa sahip çıkma modeli olduğunu ifade etti.

Anayasa değişikliklerine ilişkin 12 Eylülde yapılacak referandum konusunda CHP İstanbul İl Örgütünün kampanyasının bugün start aldığını anlatan Şimşek, ”Sloganımız ‘Doğrusu hayır’. YÖK’ü kaldırmıyorsa ‘Doğrusu hayır’, emekliye katkıda bulunmuyorsa, çiftçinin koşullarını iyileştirmiyorsa, işveren için koşullar oluşmuyorsa, telefon dinlemeleri bitmiyorsa, esnafın koşulları iyileşmeyip yüzü gülmüyorsa ‘Doğrusu hayır’. Bu sloganla yola çıkacağız.”

“Kapanma riskini atmak için paket hazırladılar”

01 Ağustos 2010

Türkiye Partisi (TP) Genel Başkanı Abdüllatif Şener, “Biz Kenan Evren’in ve Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasasına karşıyız. Kimse işin özü hakkında konuşmuyor. Başbakan da muhalefette kafasındakini saklıyor. İktidar partisi kapanma riskini üzerinden atmak için bu paketi hazırlamıştır. Başbakan’ın zihninde de bu vardır.” dedi. Tam bir sivil anayasadan yana olduklarını belirten Şener, referandumda sivil anayasanın küçük bir adımı olması nedeniyle ‘evet’ oyu kullanacaklarını vurguladı.

Partisinin İl Başkanları toplantısında konuşan Abdüllatif Şener, Türkiye gündemi ve refarandum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anayasa paketinin halkın ve sivil toplum kuruluşlarının beklentileri sonrası ortaya çıkmadığını ifade eden Şener, bu paketin tamamen siyasi irtidarın ortaya koyduğu bir düzenleme olduğunu vurguladı. Yapılacak değişikle 12 Eylül Anayasası’nın izlerinin devam edeceğini dile getiren Şener, “Biz Kenan Evren’in ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Anayasası’na karşıyız. Kimse işin özü hakkında konuşmuyor. Başbakan da muhalefette kafasındakini saklıyor. İktidar partisi kapanma riskini üzerinden atmak için bu paketi hazırlamıştır. Başbakan’ın zihnindede bu vardır.” dedi.

“SİVİL ANAYASANIN KÜÇÜK BİR ADIMI OLDUĞU İÇİN ‘EVET’ DİYECEĞİZ”

Daha önce referandumda tavırlarının ‘evet’ olacağını açıkladıklarını hatırlatan Şener, bunun nedeninin ise tam sivil bir anayasadan yana olmalarına bağladı. Yapılacak değişikliği de küçük bir adım olarak gördüklerini söyledi. Siyasi rakiplerinin hukuk yoluyla tasviye edilmelerini istemediklerini belirten Şener, “Bu pakette bunun yolu kapatılıyor. Biz rakiplerimizle siyasetle mücadele etmek istiyoruz. Bu iktidarıda siyasi mücadele ile sandığa gömeceğiz.” ifadesini kullandı.

Cihan

“Recep Bey sen gidersin, terör biter”

01 Ağustos 2010

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ”Eğer terör bizim iktidardan çekilmemizle bitiyorsa çekiliriz” sözüne ilişkin, ”Unutma Recep Bey, sen gidersen bu ülkede terör biter. Sen gidersen bu ülkeye huzur gelir” dedi.

Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Afşin’de çok sayıda fabrika ve tesisin bulunduğunu, buna karşın işsiz sayısının da çok olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bölgeye dışarıdan işçi getirilmesini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, herkesin yaşadığı yerde iş sahibi olmasının gerekliliğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin ülkenin sorunlarını çözmek için değil, sorunlara yenilerini katmak için iktidar olduğunu, sırtlarını halka döndüklerini, şimdi de hesap vermekten kaçtıklarını iddia etti.

-”SEN ORADA NİYE OTURUYORSUN?”-

Başbakan Erdoğan’ın dünkü konuşmasında ”Eğer terör bizim iktidardan çekilmemizle bitiyorsa çekiliriz” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Aklına yeni mi geldi Başbakan ve kendisine gerekçe göstermek için de ’1984′den beri terör var’ diyor. Yani ‘bundan sonra da terör olabilir’ diyor. Sen orada niye oturuyorsun? Sen açılım politikasıyla bu ülkeyi bölmedin mi? Nedir bu açılım politikası? Afşinli kardeşim kendisine sormayacak mı? Sen bir açılım politikası yaptın, ülkeyi ikiye böldün. Ülkede kardeş kavgası yarattın. Bunun hesabını sormayıp da ne yapacağız? Şimdi aklın başına gelmiş, ‘Biz gidersek terör biter mi bitmez mi…’ Unutma Recep Bey, sen gidersen bu ülkede terör biter. Sen gidersen bu ülkeye huzur gelir. Neden huzur gelir biliyor musunuz? Çünkü biz siyasette zenginleşmeyeceğiz dedik. Biz onlar gibi zenginleşmeyeceğiz. Biz halka hizmet edeceğiz. Şimdi bakıyorsunuz mangalda kül bırakmıyor Başbakan. Her gittiği yerde bizi suçluyor. Neymiş? Efendim biz teröre destek veriyormuşuz. Biz teröre destek vermiyoruz. Terör konusunda aklını başına al Sayın Başbakan diyoruz. Biz sana bunu hatırlatıyoruz.”

İktidarın Anayasa değişikliği ile halkın gerçek gündemini değiştirmeye çalıştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, değişikliklerin daha fazla demokrasi getireceği söyleminin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Hükümeti ”telekulak hükümeti” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, vatandaşa, ”İktidara derdinizi anlatmak istiyorsanız telefonda konuşun. O zaman sizi dinlerler” dedi.

CHP’nin yalnızca halka hizmet edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, ”Biz Adalet ve Kalkınma Partisi gibi uzaktan kumandalı hükümet olmayacağız. Bizim bir tek komutanımız olacak o da halk olacak. Biz vatanımız için çalışırız, vatandaşımız için çalışırız. Biz Dubai’ye gidip, 1 milyar doların altına imza atıp, ülkemizi pazarlamayız. Bizim adımız Recep Bey değil. Biz Kemal’iz, sizin Kemal’ininiz.

Kul hakkı yemenin en büyük suç olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, iktidarın kul hakkı yediğini, bu yüzden affedilmemesi gerektiğini öne sürdü.

CHP lideri, ”Çıksın Recep Bey desin ki ‘Ben kul hakkı yemedim.’ Diyemez. Onun için buradayım, onun için size geldim. Onun için diyorum ki, kul hakkı yiyenlere karşı hep beraber mücadele edelim” şeklinde konuştu.

-”BAŞBAKAN HALK GİBİ YAŞAMALIDIR”-

Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş gezisi kapsamında Çoğulhan, Altınelma ve Arıtaş beldelerinde de vatandaşa hitap etti.

CHP lideri, Altunelma beldesindeki konuşmasında, ”Recep Bey ağzımızdan çıkan her cümleye cevap veriyor. Ama havuzlu villadan hiç söz etmiyor. Utanıyor mu havuzlu villadan? Havuzlu villada oturmak, siyasette zenginleşmek bir başbakana yakışmaz. Başbakan halk gibi yaşamalıdır” dedi.

Kılıçdaroğlu, Arıtaş beldesindeki konuşmasında ise, iktidarın halka hizmet etmediğini, yalnızca kendini düşündüğünün ileri sürerek, ”Üçkağıtçı hükümet var. Köşeyi dönen hükümet var. Vatandaş perişan vaziyette” ifadesini kulandı.

Kılıçdaroğlu, Berçenek köyündeki Aşık Mahsuni Şerif’in temsili anıt mezarını, daha sonra da Afşin’de Eshab-ı Kehf külliyesini ziyaret etti.

AA

“Hatalarını anayasa değişikliği ile örtmeye çalışacak”

01 Ağustos 2010
Bir dizi ziyaret ve açılış töreni için Kırıkkale’ye gelen CHP Genel Sekreteri Önder Sav, vatandaşlardan referandumda ”Hayır” oyu kullanmalarını istedi.
Sav, “Biz iktidara geldiğimizde, Anadolu’nun unutulmuş yerlerini en iyi şekilde kalkındıracağız, AKP hatalarını anayasa değişikliği ile örtmeye çalışacak. Başbakan 12 Eylül’den sonra bağımsız Türk yargısına hesap verecektir” dedi.

Hasan AKYILDIZ / KIRIKKALE (AHT)

CHP Genel Sekreteri Önder Sav, artık halkın AK Parti Hükümeti’nden bıktığını belirterek, “AKP Hükümeti milleti ayrışmaya, bölünmeye sürüklüyor. İnegöl’de ki olayların başlaması bunun ışığıdır. İnegöl’de ki olaylara üzüldük ve halkımızı sağduyuya davet ettik. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devrim zamanında hayatını kaybedenler için gözyaşı döküyor. Bu ülkenin anasını ağlatan bir kişi var, o da Başbakan Erdoğan’dır. Çiftçiye ‘Ananı da al git’ diyen Başbakandır. Analar ağlıyor, evlatları tabutlar içinde geliyor. Başbakan askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyor. Evet, onlar şehit oldu, o kınalı kuzular vatanı uğruna şehit oldu” şeklinde konuştu.

Kendileri için 12 Eylül’ün önemli bir gün olduğuna ifade eden Sav, referandumda halkın Başbakan Tayyip ve saz arkadaşlarına ders vereceğini söyledi.
Sav, “Tayyip ve saz arkadaşları bu dersten sonra ne yapacaklar bilmiyorum. Ey halk! 12 Eylül’de Başbakan Tayip Erdoğan’a tokat bir ders vermeye hazırsınız değil mi? Başbakan 12 Eylül’den sonra bağımsız Türk yargısına hesap verecek. Devrimcilerin yazdığı mektubu okuyup, sahte gözyaşı döküp bu milletin duyguları ile oynanmaz. 13 Eylül’de göreceksiniz Başbakan Recep Tayip Erdoğan ağlayacak. Başbakanlık, iktidarlık öyle ağlamakla, sızlamakla olmaz. Bilmiyorsan çekileceksin, biz geleceğiz. İktidar elinde sonunda halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin olacak” dedi.

Van Emniyet Müdürü görevden alındı

01 Ağustos 2010

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan kararnameyle 10 ilin emniyet müdürü merkeze alınırken, 21 emniyet müdürünün görev yeri değiştirildi. Van Emniyet Müdürü Şükrü Rafet Mert, merkeze alındı.

CHP eski Genel başkanı Deniz Baykal’ın Van’a ziyareti sırasında uğradığı taşlı ve yumurtalı saldırı ile ilgili olarak ihmali olduğu iddia edilen Van Emniyet Müdürü Şükrü Rafet Mert görevden alındı. Baykal’ın, 2 Nisan 2010 tarihindeki Van ziyaretinde yaşanan olaylarla ilgili Van Emniyet Müdürlüğü’nün ihmali bulunduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame geçtiğimiz gün kabul edilmişti. Van Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ayhan Falakalı atandı.