Kürtçe türkçe sözlük, kürtce türkce sözlük, kürtce sözlerin anlamları, kürtçe türkçe çevir

A, a

a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı.
a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı.
a1. Kürt alfabesinin ilk harfi. 2. dişil cins edatı.
abadanîbayındırlık
abaginecam, billu
rabajûrabajur
abaldönme
aborgeçim, iktisad
aborandingeçindirmek
aborîekonomi, iktisat, geçim
aborînasekonomist, iktisatçı
aborzanekonomist, iktisatçı
acizaciz, çaresiz, güçsüz, zayıf
acizkirinkızdırmak, rahatsız etmek
acûr1. kiremit. 2. bir cins salatalık, acur.
acızbûnaciz olmak, bıkmak, usanmak, rahatsız olmak
adan1. süt ürünleri. 2. verimli, bereketli, mümbit. 3. besin.
adanîbereket, bereketlilik, randiman, verimli, verimlilik
adanlêbûnbereketlenmek
adarMart ayı
adeşirret, şırnaşık, ısırgan böcekler
adebiltihap
adebûnşırnaşmak
adekirinyabancı otlardan temizlemek
ademAdam
adetadet, töre
adetînormal, töreye uygun
adûısırgan böcekler
afatafet
aferîdecanlı, yaratık.
aferînaferin, varol
aferînekkarakter
afiryalak, hayvan yemeği.
afirandeeser, yapıt
afirandinyaratmak, meydana getirmek, türetmek
afirandinêryaradılış
afirînmeydana gelmek, oluşmak.
afirîndêrtüretici, yaratıc
ıafirîneryaratıcı
afîşafiş
agah
haber, duyum
agahdar
haberdar, bilgi sahibi, bilgili
agahdarbûnbilgilenmek, haberdar olmak
agahdarîbilgi, malumat; duyuru ilan
agahdarkirinbilgilendirmek, haberdar etmek, bildirmek, haber vermek
agahîenformasyonel bilgi, malumat, bilgi
agihandinhaber vermek, bildirmek
agirateş
agirbazateş canbazı
agirberateşli silah
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/tercume-bolumu/83669-turki-turkce-kurdi-kurtce-sozluk-alfabetik-sira.html#post722675
agirberdanateşe vermek, ateşlemek
agirbestateşkes
agirbest ragihandinateşkes ilan etmek
agirbirateş düşürücü
agirçavatak
agirdankateşlik
agirdaranateş yakmak
agirgehateşin yakıldığı yer
agirgirtinateş almak, ateşlenmak
agirhilkirinateş yakmak
agirkirinateş etmek, ateş yakmak
agirkujitfayeci
agirnakyakıcı, ateş gibi, ateşli, ateş rengi
agirparêzateşe tapan
agirparêzîateşe tapmak
agirtenateşçi
agirvêxistinateş yakmak
agirxweşsempatik
ahah, ilenç
ahengahenk, ritim, uyum, mutabakat
ahengdaruyumlu, ritimli
ajfiliz, sürgün
ajal1. sürü, küme, gurub, zümre. 2. hayvan.
ajancasus, ajan
ajdafilizajdan
filizlenmek
ajêntaacenta
ajinîndişleri kürdan vs. ile karıştırmak
ajneyüzücü
ajneberyüzücü
ajnekirinyüzmek
ajogüdü
ajodargüdümlü
ajotin1. ekmek. 2. sürmek, gütmek.
ajotkarsürücü
ajovansürücü, şoför
akademîakademi
akincihyerleşik
akincihbûnyerleşmek
akredîtîf
akreditif
akûakü
albayrak
alalelale
alandinambalajlamak, sarmak
alaşkirinkiriş kaplamak
alavaraç, alet, edevat
alazniyetlenme, kastetme
albumalbüm
aldaxîname
ihbarname
alerjîalerji
alîtaraf, yön, yan, cihet, cenah, yaka
alifkışlık hayvan yemi
alîgirtaraftar, yandaş, taraflı
alîgirtintaraf tutmak
alîkaryardımcı
alîkarîkirinyardım etmek
alînbirbirine geçirmek, dolamak
alînegirtarafsız, nesnel
aliqîntakılmak, asılı kalmak, birbirine dolanmak
alîsorarmut
alistinyalamak
alkolalkolalmaselmas
aloqbademcik
alozkarışık, bozuk, yoz
alozîkaos, karışıklık
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/showthread.php?p=722675
altaxîihbar, ispiyon
altaxîkirinihbar etmek
alternatîfalternatif
alûbûnkamaşmak
alûçecan eriği
alûdepisliğe bulaşan
alûle1. dar sokak. 2. koridor.
alûssamimiyetsiz, yapmacık, sahte kibarlık, sahte davranışlı
amadehazır, amede
amadebûnhazırlamak, amede etmek
amadekirin
hazırlamak, amede olmak
amadeyîhazırlık
amajekirinsözetmek, belirtmek
amankap
amasiltihab, şişme
ambargoambargo
ambûlansambulans, cankurtaran
ambûrtesisat, enstrüman
ambûrînalet, malzeme
ambûrsaztesisatçı
amêjenalaşım, terkip
amiramir
amîralamiral
amojinamca hanımı ( karısı )
amojkareğitimci, pedagog
amojkarîpedagoji
amperamper
ampûlampul
amûrtesisat, enstrüman
amûrînalet, malzeme
amûrsaztesisatçı
an1. ya, veya (hut), yahut. 2. yoksa. 3. çoğul eki.
an nayoksa
ananasananas
anarşîanarşi
anatomîanatomi
andêrsoyka
angobaşka bir deyişle, veyahut, yani, demek ki
anîngetirmek
anînbîranımsatmak, çağrıştırmak
anîsanason
anixanason
anjîyada
anketanket
anormalanormal
ansîklopedîansiklopedi
antênanten
antîlopantilop
antrenmanantrenman
antrenorantrenör
aortaort
apamca
apandîsîtapandist
aporeşok veya paniğe kapılmış
aqaralan, yüz ölçümü, arazi
aqilakıl, us
aqilmendbilge, akıllı, zeki
ar1. ateş. 2. ar, haya.
aram1. huzurlu, dingin, sakin. 2. sabır. 3. huzur, sükunet, gönenç, istikrar.
arambexşhuzurveren
arambûnhuzur bulmak, sakinleşmek
aramdardinlendirici, huzurverici, sakinleştirici, müsekkin
aramgeh1. istirahat yeri. 2. kabir.
aramîhuzur, istikrar
aramxanehuzurevi
aranelem
araqrakı
ararotmama
araskdonatı, teçhizat
arastek1. donanım. 2. ziynet.
arastekirinyöneltmek
arastîbezenmiş, donatılmış, teçhiz edilmiş
arastinbezemek, donatmak, teçhiz etmek
aravbulaşık suyu
ardunardelînun oluğu
ardikirmik
ardû(katı) yakıt
arenaarena
argonateş rengi
argûnocak
argûşkbademcik
arî1. Hint-Avrupa ‘lı. 2. kül. 3. yardım.
arihandinacıtmak, ağrıtmak
arihînacımak, ağrımak
arîktavan
arîkaryardımcı, asistan
arîkarîyardım
arîkarîkirinyardım etmek
arîkarîxwazyardımsever
arîlekadın gibi (görünüşlü) erkek
arimîndinlenmek
aringkoyun ve keçilerin genel adı
arîperweryardımsever
arîşesorun, problem
arîşenmanevi, maneviyat, moral
arîtmetîk
aritmetik
arîxen
emin
arîxenbûnemin olmak
arizîkirinözelleştirmek
arkolkmaşa
arkorkfırın küreği
armancamaç, hedef, gaye, erek
armûşüzüm posası
arodeçok gezen kadın
artêşordu
artêşgehordugah
artêşxaneordu evi
arşîvarşiv
artîşokenginar
arûsalatalık
arûngerik
arvanunarvanedişi deve
arzingçırpı
asankolay, basit
asanîkolaylık
asavur
asayînormal, olağan
asê1. asi, şaki. 2. yalçın, sarp.
asêbûnkapanmak, kilitlenmek, tıkanmak
asêgehkale, müstahkem mevki, hisar
asêkirinkapatmak
asîdasit
asîmangök, gökyüzü
asîtanağıl, havlu
askgeyik
asoufuk
asogehson ufuk
astdüzey
astengengel, güçlük
astrolojîastroloji. bakınız “stêrnasî”
asûdesakin, dingin
asûkalışveriş malzemesi
değirmen; yemek
aşbûnyatışmak, teskin olmak
aşêfyabani otları ayıklama
aşêf kirinyabani otları ayıklamak
aşikmide
aşîtçığ
aşîtîbarış
aşîtîperwerbarış sever
aşîtîxwazbarış sever
aşkirinyatıştırmak, teskin etmek
aşopîhayali
aşpêjaşçı
aşûjiniplik
aşvandeğirmenci
aşxanelokanta
atmosferatmosfer. ( bakınız seqa)
avsu
ava menddurgun, kirli su
ava tezîsoğuk su
avabûngüneş, yıldız vb. nin batması
avadanbayındır, mahmur
avahîbina, yapı
avakarkurucu
avakirinkurmak, inşa etmek, oluşturmak
avanyardakçı
avasazîmimari
avdansulamak
avdestxanetuvalet
avdonket suyu
avêtinatmak, fırlatmak
avêtin ser cihkîbir yeri basmak
avêtina ber hevatışmak
avgîzsu biriken yer
avîsulak
avîjetemiz
aviksperm, meni
avishayvanların döl tutması
avisbûndöl tutmak
avjenyüzücü
avjenîkirinyüzmek
avrêjtuvalet
avrêjkpisuar
avşilepekmez
avzêmbaharda oluşan geçici pınar
avzêryaldız
avzêrkirinyaldızlamak
awabiçim, şekil, tarz
awanfesad, fitneci
awarhelva
awarteistisna, olağanüstü
awatumut, istek, iştiya
awazezgi, melodi
awêneayna; açık, belli
awirsert bakış
awirvedanters ters bakmak
axtoprakaxaftinkonuşma, konuşmak
axînsızlama, ah çekmea
xînkişandinah çekmek
axivîndepreşmek, yaranın azması veya yeniden kanaması
axûrahır
ayaacaba
ayendegelecek
ayisandintutuşturmak
ayîsîntutuşmak
azaözgür, bağımsız, gözüpek
azadözgür, hür
azadîözgürlük
azadîxwazözgürlükçü
azibbekar
azîneyöntem, metod

B, b

barüzgar; romatizma; yan, yanında
ba hatinrüzgar esmek
babetkonu; tür, cins
bablîsokhortum
bacverg
ibacana reşpatlıcan
bacana sordomates
baçemokyarasa
bacên neyekserdolaylı vergiler
bacên yekserdolaysız vergiler
baçıksigara
badanbükmek, kıvırmak
badeksarmaşık; (arabaların direksiyonu)
badînkadeh
bafirokuçurtma
bagerkasırga
bahornezle
bahorînezle olan kişi
bahozfırtına
bajarşehir, kent
bajarîşehirli, kentli
bajarîbûnkentlileşme
bajarokilçe
bajarsazîşehir planlamacılığı
bajenyelpaze
bakirguguk kuşu
bakurkuzey
baldikkat, ilgi. “Bala xwe dayîn.” dikkat etmek, yoğunlaşmak.
balabanafacan
balafiruçak
balafirkişênuçaksavar
baldardikkatli
aleebleh, alık
balexanegökdelen
balgehyastık
balîfyastık
balindekartal, şahin vb. kuşlar
balkêşilginç, enteresan
balkêşnameihtarname
balkişandindikkat çekmek, vugulamak
balûledürüm
balûrnasır
balyozbüyükelçi
balyozxanebüyükelçilik
bandam
bandêrluğ, silindir.
bandevkar fırtınası
bandoretki
bandorlêkirinetkilemek
baneotlak, yayla
baneşanünlem işareti
bangçağrı, ezan
bangdanezan okumak
bangewazîçağrı
bangînçığırtkan
banglêkirinçağırmak, seslenmek
banîyukarı, damın üstü
banîjeçatı katı
banînalışmak, uyum sağlamak
bapêçkarla karışık rüzgar
bapêşnezle
bapîrbüyük baba, dede
baryük; sorumluluk
baranyağmur
barandinyağdırmak
baranîyağmurluk
barekonu, mevzu
baregehüs, kamp
bareşdoğu rüzgarı, karayel
barîdoxdurum, vaziyet
barînyağmak, yağış
barkêşnakliyeci
barkirinyüklemek, taşınmak
barnameirsaliye
baskkol, kanat
başiyi, güzel
başebaşdoğru dürüst, tam olarak
başîiyilik
başokakmaca, doğan
başûrgüney
bavbaba
bavmarîüvey baba
bawerinanan
bawerîinanç
bawerîpêanîngüvenmek, inanmak
bawerkirininanmak, güvenmek
bawermendinanan, mümin
baweşandinyelpazelemek
baweşînkyelpaze
bawîromatizmalı
bawîşkesnemek
bayê weştkeşişleme
bazşahin
bazbendkolluk; kola bağlanan muska
bazdankoşmak, atlamak
bazinbilezik
bazirgantüccar
bazirganîticaret
1. önek. 2. sözcüklere siz, sız ve suz eki.
bê alîtarafsız, nesnel
bê semtihtiyatsız
bê şikkuşkusuz
bêahenguyumsuz, ritimsiz
bêararsız, hayasız
bêaramhuzursuz, istikrarsız
bêbavbabsız, mec. kalleş, güvenilmezbêbextkalleş, arkadan vuran.
bêbextîkirinkalleşlik yapmak
bêbingehasılsız, temelsiz
bêbinîdibsiz, asılsız, yersiz
bedkötü, çirkin
bêdawîsonsuz, ebedi
bedbexttalihsiz, mutsuz
bedbînkötümser
bedewgüzel, yakışıklı
bedewîgüzellik
bedgehçıkıntı
bediltakım elbise
bêdilgönülsüz, isteksiz
bêgpiyon
bêganeyabancı
bêgavçaresiz, imkanı olmayan
bêgavîmecburiyet, imkansızlık
bêgumankuşkusuz, elbette, tabiki, şüphesiz
bêhawesağı solu belli olmayan, tutarsız
bêhemdîgayri iradi, istemdışı, istemeyerek olan bir şey.
bêhempaeşsiz, emsalsiz
behicandinsinirlendirmek, kahretmek, öfkelendirmek; boğulmak
behicînkahrolmak, öfkelenmek
bêhiş1. akılsız, şuuru yerinde olmayan. 2. bayılan, bayılgan
bêhişbûnbayılmak
bêhişketinbayilmak
bêhişkirinbayıltmak
behîvbadem
bêhnkoku, nefes, soluk. “bêhna xwe berdan” dinlenmek, soluk almak.
bêhndarkokulu
bêhnfirehsabırlı, tahammül sahibi
bêhnlêçikandinnefesini kesmek, güç duruma düşürmek
bêhnlêçikînnefesin daralması
bêhnokvirgül
bêhnpêketinkokuşmak
bêhntengbûnsıkılmak, daralmak
bêhntengîcan sıkıntısı, sabırsızlık
behrdeniz
behremematkap
behremendyetenekli
behremendîkabiliyet, yetenek
behskirinsözetmek
bêhtirdaha çok, daha fazla
bêhtir pêrüç gün önce
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/tercume-bolumu/83669-turki-turkce-kurdi-kurtce-sozluk-alfabetik-sira.html#post722690
bêhtir pêrarüç yıl önce
bejkara
bêjandinelemek
bêje1. kelime sözcük. 2. Söyle!.
bêjersöyleyen
bejîkarasal
bêjîpiç
bêjingelek, kalbur
bêjingkirinelemek
bejnboy
bejn û balboy pos, endam
bêkarişsiz
bêkêrgereksiz, işe yaramaz, işlevsiz
bêkeskimsesiz, öksüz
beldik (göz veya kulak)
belalûkvişne
belamfakat, ama
belavkardağıtımcı
belavkirindağıtmak
belavokelle dağıtılan bildiri
belaweladarmadağınık
belawelabûndarmadağınık olmak
belawelakirindarmadağınık etmek
belbelîtanikkelebek
belêevet, okey
beledîşimşek
belekalaca, siyah beyaz
belengazfakir, sefil, zavallı
bêlêtehalay
belgefîlmbelgesel
belgenamebelge
belqbelirgin, çarpıcı, pırtlak
belqitandingebertmek, zıbartmak
belqitîngebertmek, zıbarmak
belqityo!geberesice!
belweşîncüzzam
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/showthread.php?p=722690
bêmêjîbeyinsiz, ahmak
benip
benavdışbudak ağacı
bendip, cisim; set, engel; paragraf
bendavbaraj
bendeköle, esir
bendemanbeklemek, yolunu gözlemek
bênderharman
bendergehliman, iskele
bendewarbekleyen, gönülden bağlı
bendiktire
bendînametutuklama müzakeresi
bendîxanecezaevi
bengîtutkun, müptela, kara sevdalı
benîcevîzlî sucuk; kul, köle
benîştsakız
benîzavaiçgüvey
bêparyoksun, mahrum. “bêpar man” yoksun kalmak.
bêpayaneşsiz, paha biçilmez
beqkurbağa
ber1. ön, öntaraf. 2. taş. 3. meme. 4. ürün, verim. 5. döl.
bêrkürek
beramberkarşı, karkşılık, eşit, denk
berankoç
beranberdankoçbırakımı
berateleş
beravçamaşır yıkama günü
beravêtinhayvanlarda düşük
berazdomuz
berazedeğirmen taşının altındaki pervaneler
berbajarvaroş, baliyö
berbanbalkon
berbangşafak, tan
berbejnboyuna takılan muska
berberkarşıt, rakip
berberîhasımlık, düşmanlık
berbiçavsomut
berbisksaç tokası
berbûkgeline eşlik eden kadınlar
berçavkgözlük
berçavkfiroşgözlükçü
berdanbırakmak, terketmek, vazgeçmek
berdarverimli, bereketli; yetişkin, ergen
berdêlbedel, karşılık
berdêlkirintakas etmek
berdewamdevamlı, sürekli; devam
berdewamkirinsürdürmek, devam etmek
berdilsevgili, aziz; kolye
berdîwarkimsesiz, öksüz
berecephebêrêusulsuz, yolsuz
berê xwe danbakmak, yönelmek
beredayîbaşıboş, fuzuli, kişiliksiz, işe yaramaz
berendamaday
berendamîadaylık
berespîkireç taşı
bêrêtîyolsuzluk, usülsüzlük
berevajîtersyüz
berevajîkirintersyüz etmek, çarpıtmak
berevansavunmacı
berevanîsavunma
berêvarikindi, akşam üzeri
bêrewiştahlaksız, karektersiz
berfkar
berfedînerimekte olan kar kümeleri
berfemotkar-pekmez karışımı tatlı
berfendeçığ
berfînkardelen çiçeği
berfirehgeniş, ayrıntılı
berfmalkkar küreği
berfşokarla karışık yağmur, sulusepken
bergkitap, dergi vb. kapağı
bergehmanzara, görünüm, kapsam
bergînciltli kitap
bergirîönlem, tedbir
bergirtindöl tutmtak, gebe kalmak
berguhkkulaklık
berhemeser
berhevkarderlemeci, toplayan (toplayıcı)
berhevkirintoplamak, derlemek
berhevokderleme, antoloji
berhewaanlamsız, boş
berîova, düzlük
bêrî1. masum, günahsız. 2. sürünün sağıldığı yer.
berî zayînemilattan önce
berik1. çakıl. 2. mermi.
bêriktoz veya kül küreği
bêrîvansüt sağmaya giden kadın.
berjêraşağı doğru
berjewendîçıkar
berjewendîperestçıkarcı
berjoryukarı doğru
berkhavuz
berkanîsapan
berkeftîdeğerli, sevgili, muhterem
berkeştepsi
berkêşanüretmek
berkêşkçekmece
berkeşokküçük tepsi
berkurkkursak
bermalev hanımı
bermayîartık, geride kalan
bernackurnaz, uyanık
bernameprogram
bernavön ad, göbek adı
berojgüneş gören yamaç
beroştencere
berpalyamaç
berpêşkirinsunmak, takdim etmek
berpirssorumlu, mesul
berpirsiyarsorumlu
berpirsiyarîsorumluluk
bersivcevap, yanıt
bersivandincevaplandırmak
berstûkyaka
bersûcsanık
bertekreaksiyon, tepki
bertîlrüşvet
berûpalamût
bervangpeştemal
bêrvîvana
bervihêranlayışlı, kamil
berwaryamaç, meyil
berxkuzu. “Berx ê/a min!” yavrum anlamında hitap.
berxwedandireniş
berxwedêrdirenişçi, direngen
berzyüksek, ulu
berzekayıp
berzebûnkaybolmak
berzekirinkaybetmek
berzeqmüstehcen
berzîyükseklik
berzileetekbesyeter
bêsemtihtiyatsız
besergöz
bêserîuçsuz, başsız.
bêserûberdüzensiz, plansız, başı bozuk.
bêserûbinuçsuz bucaksız.
besimîngülümsemek
bêsincahlaksız, karaktersiz
bêsiûdşanssız, talihsiz
bestilham, esin
bestenîdondurma
bestînbağlamak
bestiryaygı
bestlêrabûnilham gelmek
bettoy
betal1. boş gezen, işsiz. 2. geçersiz, iptal
betalkiriniptal etmek, geçersiz kılmak
betanastar
bêtarfelaket, afet
bêtewşdengesiz
bêşhalktan toplanan para
beşdarkatılımcı
beşdarbûnkatılmak
beşdarîkatılım
beşdarîtêdekirinkatılmak
beşervekirîyüzü gülen, yüzü ışıldayan
bêşikşüphesiz, elbette
beşişîngülümsemek
betilandinyormak, yorulmak
betilîyorgun
betilînyorulmak
betlanetatil, izin, dinlenme
bêvilburun
bêxemgamsız, umursamaz
bexişandin
bağışlamak, bahşetmek
bextşans, talih
bextewarmutlu
bextewarîmutluluk
bextreştalihsiz, şanssız
bextvekirîşanslı, talihli
beykapora
beyabançöl, ıssız yer
beyanîsabah, sabah vakti
beyanîbaşgünaydın
beybûnpapatya
bêyomuğursuz
bezkoşu
bezakoşucu
bêzarbıkınmış, bezgin, usanmış
bêzarbûnbıkmak, usanmak, bezmek
bêzarkirinusandırmak, bezdirmek, bıktırmak.
bezînkoşmak
bêziravödlek, korkak.
bisözcüklere ile ve cı, li, lı, ca, cu vb. ekleri katan önek.
bi tevayîhepsi
bi zanayîbilerek
bi bandoretkili
bi dîtina minbence, görüşümce
bi dizîgizlice
bi dorsırasıyla
bi dorvegerîsırayla
bi dûrketinuzaklaşmak
bi giştîgenellikle
bi hêrskızgın, sinirli
bi hêsanîkolaylıkla
bi kêr hatinişe yaramak
bi kinahîkisaca
bi kinayîkısaca, özetle
bi kotekîzorla, cebren
bi kurtasîkısaca, özetle
bi kurtayîkısaca, özetle
bi lez û bezalelacele
bi min1. bence, bana kalırsa. 2. bana, benimle. Mesela: “Bi min axifî.” Benimle konuştu.
bi piranîçoğunlukla
bi qewla diya minannemin dediği gibi
bi rastîgerçekten, sahi
bi rojgündüzleyin
bi semtihtiyatlı
bi taybetîözellikle
bi tenêyalnızca, sadece
bi şevgeceleyin
bi şev û rojgece gündüz
bi tundîsertçe, şiddetlice
bi vî awayîbu şekilde, bu tarzda, böylece
bi vî rengîbu şekilde, bu biçimde
bi vî şêweyîbu şekilde, bu biçimde
biadanbesleyici
bîberbiber
bîbikgöz bebeği
bibîranînanmak, anımsamak
bibîrbirinidrar etmek, akıl erdirmek
bibîrxistinanımsatmak, hatırlatmak
bicihanînyerine getirmek
bicihhiştinterk etmek
bicihkirinyerleştirmek
biçrikyağda kızartılmış ekmek
biçûkküçük
biçûkahîküçüklük, çocukluk
bîdaruyanık
bidawîbûnsonuçlanmak, bitmek
bidawîkirinbitirkek
biderengîxistingeciktirmek
bidilistekli, gönüllü.
biha1. fiyat, pahalı. 2. kıymet, değer.
bihabûnpahalılaşmak
biharilkbahar
bihevşabûnsevişmek
bihêzgüçlü, kuvvetli
bihêzbûngüçlenmek.
bihêzkiringüçlendirmek
bihîstinduymak, işitmek
bihîstiyarduyarlı, hassas
bihîstoktelefon ahizesi
bîhokayva
bihostkarış
bihuştcennet
bijiştah, imrenme
bîjpiç
bijandinimrendirmek, iştahlandırmak
bijangkiprik
bijarteseçkin, elit
bijartinseçmek, ayıklamak
bijîyaşa, varol, bravo.
bijîniştahı çekmek, imrendirmek
bijîreşbaşak
bijîşkdoktor, hekim
bikaranînkullanmak, işlemek
bikarhênerkullanıcı, operato
rbikêryararlı, elverişli, işlevsel.
bikêrhatîyararlı, elverişli, işlevsel, kullanışlı.
bikir1. bir işi yapan. 2. müşteri, alıcı.
bikuj1. öldüren, katil. 2. Öldür!
bila be!peki!, öyle olsun!
bilandinmırıldanmak
bilbilbülbül
bilêvkirintelafuz etmek
bilikçocuk penisi
bilindulu, yüce, yüksek
bilindahîyükseklik
bilindbûnyükselmek
bilindkirinyükseltmek
bilûrkaval
binalt, dip
binavêlîstingüreşmek
binavkirintanımlamak, isimlendirmek
binavûdengünlü, meşhur
binbaryükümlülüğü alan
binbarîyükümlülük
binçavîgözaltı
binçavkiringözaltına almak
binçengkoltuk altı
bindestezilen
bindestîesaret, ezilmişlik
binefşmenekşe
binefşîmor renk
bînerizleyici, seyirci
binesazîaltyapı
bingehtemel, esas
bingehdanîntemel atmak

B b
binhişînbilinçaltı
inîalt, dip
binikbardak altı
binkiraskiç çamaşırı
binpêkirinayak altına almak, ihlal etmek
binyadtekel, esas
birbölüm, kesim
bîr1. hafıza, bellek, şuur. 2. kuyu.
biraerkek kardeş
birandin1. yok etmek, imha etmek. 2. kesmek. Mesela: “der birandin” ağaç kesmek.
bîranînanma
biraşîrsüt kardeş
biraşteizgara
biraştinpişirmek
biratîkardeşlik
birayetîkardeşlik
birazavasağdıç
birazîyeğen, erkek kardeşin çocukları
bîrbiryetkin, ergen, reşit, balığ
birçîa
çbirçîbûnacıkmak
birçîtîaçlık
bîrdozîideolojik
bêtewşdengesiz
bêşhalktan toplanan para
beşdarkatılımcı
beşdarbûnkatılmak
birektestere
birêketinyola koyulmak
birêkirinyollamak, göndermek
birêkûpêkdüzenli, sistematik
bireserdilbilgisinde nesne
bireşyoksul
birêvçûnyürümek
birêvebirinyönetmek, idare

birûkaş
biryarkarar
biryardarkararlı
biryardarîkararlılık
biryarnamekararname
biryarstandinkarar almak
biryarwergirtinkarar almak
biserîkirinbaşgöz etmek, evlendirmek
biserûberdüzenli ve planlı
biskzülüfbîskkısa an, lahza
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/tercume-bolumu/83669-turki-turkce-kurdi-kurtce-sozluk-alfabetik-sira.html#post722696
bîska dinbiraz önce
bist1. kavurma sacı. 2. şiş.
bîstyirmi
bîstekêbir saniye
bîşeçalılık
bîşengsalkım söğü
tbîşîorman
bişirîngülümsemek
bişkivînçiçek veya tomurcuk açmak
bişkojdüğme
bişkokdüğme
bitimyabani fıstık
bitir1. çok gelişmiş hayvan yada bitki. 2. azgın
bitirbûnazgınlaşmak
bivçocuklar için tehlikeli, cız
bivê nevêister istemez
bivirbalta
biwêjdeyim
bixapîneyanıltmak
bixemlînesüsletir
bixenqînaboğdurmak
bixêrîşömine, baca
bixurînekaşındir
bixweyiyecek
bixwîneokutmak
biyanîyabancı
biyomuğurlu
bizavhareket, etkinlik, faaliyet
bizdandinödünü kopartmak
bizdînödü kopmak
bizdoneködlek
bîzdozideoloji
bizinkeçi
bizir1. küçük tohumlar. 2. bezir, bezir yağı
bizivînhareketlenmek, kımıldamak
bizmarçivi
bizmikgem, gemcik
bizotkor
bizûzgüve
bo nimûneörneğin, mesela
bobelatfelaket, facia, trajedi
boçik1. kuyruk. 2. izmarit.
boçûngörüş, düşünce
bonemünasebet. “bi boneya…” münasebetiyle…
boqilbaldır
borakadak, kurban
borandin1. afetmek, mazur görmek, geçirmek. 2. geçinmek.
borîgeçen, geçmiş
borîngeçmek
botoluk
boşbol, gür, fazla, geniş (alan)
boşahîbolluk, gürlük
boyaxboya
boyaxkarboyacı
boyaxkirinboyamak
brûsk1. şimşek, yıldırım. 2. telgraf.
brûskvedanşimşek çakması
bûdüğün
bûçûdüğün alayı
buhafiyat, değer
buhartingeçirmek
buhurîngeçmek, zamanı geçmek
bûjenmateryal, malzeme
bûkgelin, oauncak bebek
bûka baranêgökkuşağı
bûka berfêkardanadam
bûkanîgelinlik
bûkikarpacık
bûnolmak
bûnewercanlı, yaratık
bûnewerîvaroluş
bûrakayınbirader
bûrînböğürmek
bûsepusu
bûyerolay
bûyînolmak
bexişandinbağışlamak, bahşetmek
bextşans, talih
bextewarmutlu
bextewarîmutluluk

Ç, ç

çakiyi hoşçakbûniyimser, hoşörülüçal1. çukur. 2. kuyu.çalakfaal, aktif, atikçalakdareylemciçalakîeylem, etkinlikçalkandinçalkalamakçalkiringömmekçandkültürçandîkültürelçandinekin ekmek, fidan vb. sebze dikmek (ekmek)çandinîziraatçandiyarziraatçıçapmatbacılık, baskı, basımçapbûnbasılmakçapemenîbasınçaperyazıcı, printırçapgermatbaacıçapkirinbasmakçapxanematbaaçarbûnmeydana gelmek, oluşmakçarçeksilahşörçarçîkbataklıkçarderkapı çevçevesiçarenûs1. kader, yazgı. 2. akubetçareserbûnçözülmekçareserîçözümçareserkirinçözmekçarîndörtlükçarkirinmeydana getirmekçarmedordört tarafçarmêrkîbağdaş oturma şekliçarnikardört tarafçarpînemecazi anlamda döenek, kaypakçartaqçardakçartekdört dörtlükçartıltırmıkçarweparmaklara takılarak çalınan araççavgözçavbeloqpatlak gözlüçavberdangöz koymakçavbirçîaç gözlüçavdêrîgözlem, izlenimçavdêrxanegözetimeviçavfirehcömert, eli açıkçavîbölme, gözenek, gişe, hücreçavînîbûnnazara gelmekçavînîkirinnazar etmekçavkanîkaynak, kaynakçaçavlêbûngözü olmak, gözetlemekçavlêgerandingözden geçirmekçavnebarkıskanççavnebarîkıskançlıkçavnêrgözlemciçavpêketin1. gözüne ilişmek. 2. ropörtaj.çavqîçkiringöz kırpmakçavqurcandingöz kırpmakçavsivikhor görençavsorzalim, gözü kan bürümüş kişiçavtengcimri, pintiçavşûjinçekik gözlüçawyaş ağaç, çubukçawanasılçawanînitelikçaxvakit, dönemçayçayçaydankçaydanlıkçaygerçaycıçayxaneçay eviçêiyiçêbûnolmak, oluşmak, düzelmekçêbuwarsuni, yapayçêjtatçêjandintatmakçêjdarlezzetli, lezizçeksilahçekbendyelekçekdarsilahşör, militançêkeryapıcı, tamirciçêkirinyapmak, oluşturmak, tamir etmekçêlkayaçêlekinekçelengyakışıklı, görkemli, atik, cesurçelikyavru, civcivçelitînbir şeyin kabuğunun soyulmasıçêlkirinsözetmek, bahsetmekçelqînçalkalanmakçelûsçok soru soran, ısrarcıçelzimançok konuşan, gevezeçemnehirçemandineğmek, bikmekçembilkulp, sapçemçûryaprak bitiçemçûscimri, pintiçemîhanîdutlukçempalbüyük yük üzerine konan küçük yükçençûzcimriçendkaç, birkaç. “çend zarok.” birkaç çocuk.çendînînicelikçenebazgevezeçeng1. avuç. 2. kulaç.çênîkuş yemiçep1. sol. 2. solak.çepelpis, kirliçepersiper, mevziçepgirsolcuçepikalkışçepiklêdanalkışlamakçepildirsek ile omuz arası kısmı.çeprastçapraz, çapraşıkçeqçeqok1. değirmen taşının ayar çubuğu. 2. mantar tabancası.çeqenesedir ağacına benzer bir ağaççêrküfür, sövgüçêrandinotlatmakçêrbazküfürbazçêreotçêregehotlak, meraçêrekküfürbazçêrînotlanmakçerixînkendi ekseni etrafında dönmek.çêrlêkirinküfüretmek, sövmekçermderiçermesorkızılderiliçêrtkuş dışkısıçerx1. çark. 2. kalem tıraşı.çerxetûntavaçespandinispat etmek, saptamakçêtîkirinparçalamakçetirdaha iyi, tercih edilirçewalçuvalçewsandinsindirmek, ezmekçewsînerbaskıcı, zorbaçewtyanlışçewtîyanlışlık, yanılgıçexerayakçêyîiyilikçine. “Çi bû?” Ne oldu?çiçikinsan memesiçiftexaspatiskaçîk1. kıvılcım, pırıltı. 2. şey, yani anlamında sözcük.çikandin1. suyu kesmek veya kurutmak. 2. ağaç, direk vb. dikmek.çiksayîaçıkmavi gök, bulutsuzçilkırkçîleçepzikzaklı dağ yoluçilekobur, pisboğazçilemînkırkıncıçilfisaşıran, çırpançilfisandinaşırmak, yürütmekçilîçilîyarasaçilizîneşya veya yiyecek dilenmek, otlanmakçilmsümükçilmisandinsoldurmak, pörsütmekçilmisîsolgun, solukçilmisînsolmak, pörsümekçilmosümüklüçilo1. nasıl? 2. yaprakları dökülmeden kesilen ve daha sonra kurutulan ağaç yaprakları veya dalları.çîmbacakçimaneden?, niçin?çimanbir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil.çimkîçünküçîn1. desen, nakış, oya. 2. sınıf.çînayetîsınıfsalçinîn1. biçmek. 2. nakşetmek.çîpbaldırçipîskfiskeçîqalzayıf, cılızçiqasne kadar?çiqinîkabızçiqinîbûnkabız olmakçiraçıra, lamba, fener, fanusçirandinyırtmak, mecazi anlamda palavra atmak.çirçîrokmasalçîrikmeyvaların kurutulmuşuçirikandinhallaçlamakçirikvanhallaççirînyırtılmakçirksaniyeçîrokmasal, öyküçîrokbêjmasalcıçîroknivîsöykü yazarıçirûsînparıldamak, parlamakçirûskkıvılcım, parıltıçirxatkirindeğirmeni durdurmakçîtbir yazma türüçivdolambaç, dolambaç, zikzakçivankaytarmak, kıvırmakçivîkserçeçiyadağçiyakêşdağcıçîzat sineğiçizirînsızmakçoçubuk, deynekçogandeynek, bastonçolbirkestirme yolçolikhelaçolistançöl, kırçongdizçopgaspçopandingasp etmekçopîkahmakçoqilayakçorspatavatsız, kaba sapaçortankurutulmuş çökelekçovçubuk, deynekçûkserçe, bıldırcın vb. kuşlarçûlehalkı güldürençûngitmek, gidişçûrkumralçûyîngitmek, gidiş


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Post Navigation