Mart 2010 için Arşiv

Sahte çürük raporu” soruşturmasında Ergenekon izi

Çarşamba, 31 Mart 2010

Üçok, Ergenekon üyeliği suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi Sahte çürük raporu soruşturmasında tutuklu bulunan Hava Kuvvetleri Adli Müşaviri Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Ergenekon üyesi olmak suçundan tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Hava Kuvvetleri Adli Müşaviri Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok’un tutuklu bulunduğu “sahte çürük raporu” soruşturmasıyla ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, cezaevinden getirilen Üçok’u Karagah Evleri soruşturmasıyla ilgili sorguladı. Üçok’un sorgusu yaklaşık 11 saat sürdü.

Aynı saatlerde sahte çürük raporu hazırlayan çeteye yardım ettiği ve delilleri kararttığı iddia edilen Askeri Adalet İşleri Başkanı Albay Neşet Uncu, Binbaşı Olcay Yeşilkaya ve kadın Binbaşı Okşan Çidem, Cumuriyet Savcısı Hikmet Uslu tarafından sorgulandı. Hikmet Usta tarafından 11 saat sorgulanan bir albay ve iki binbaşı “suç örgütüne yardım ve yataklık”, “delilleri karartmak suçlarından tutuklanmaları istemiyle Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Bu arada Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu da çarşamba günü ifade vermek üzere adliyeye çağırıldı.

Daha önce Ergenekon Savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen, Albay Üçok’un bilgisayarında tespit edilen verileri incelemek için çalışmalarda bulunmuştu. Bu incelemenin ardından Üçok’un, Karargah Evleri soruşturmasıyla ile ilgili sorgulanmak üzere adliyeye çağırıldığı öğrenildi.

Karargah Evleri soruşturmasıyla ilgili, Üçok’un bilgisayarındaki verilerin silinmesi için Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun talimat verdiği iddiası, internet sitelerine düşen ses kaydıyla öne sürülmüştü.
ASKERİ HAKİM ALBAY AHMET ZEKİ ÜÇOK

Ergenekon soruşturması kapsamında ortaya çıkan ve İşçi Partisi’nin TSK içinde yapılandığı iddia edilen “Karargah Evleri” soruşturmasını yürüten Askeri Savcı Ahmet Zeki Üçok, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelen bir ihbar üzerine gözaltına alınmıştı. Liderliğini Murat Tugay Tepe’nin yaptığı çetenin, “rüşvet karşılığı arazi yolsuzluğu, tehdit, şantaj ve askerlik işlemlerinde sahte çürük raporu” verdiği iddia edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok “yağmaya azmettirme” ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla 25 Eylül 2009′da tutuklanmıştı. Çete üyeleri arasında kod adı “Bamya” olarak geçen Ahmet Zeki Üçok’un görevi gereği bilgi sahibi olduğu çürük raporunda sorunu olan ve özellikle zengin kişilerin isimlerini çeteye verdiği iddia edilmişti. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Murat Tugay Tepe’nin mahkemede verdiği ifadede, Ahmet Zeki Üçok’un kendi adına otellerde kaldığını ve kadınlarla birlikte olduğunu itiraf ettiği öne sürülmüştü.

Aralık 2009′da internete düşen ve Genelkurmay Adli Müşaviri Korgeneral Hıfzı Çubuklu’ya ait olduğu iddia edilen ses kaydında Albay Üçok’a ait bilgisayarların sivil görevlilere teslim edilmeden önce temizlenmesi isteniyor. Genelkurmay Adli Müşavirliği’nde Çubuklu ve ekibi arasında geçtiği iddia edilen konuşmalarda Çubuklu olduğu öne sürülen kişi, bilgisayardaki dosyaların tek tek kontrol edilerek, sıkıntı yaratacak belgelerin geri getirilemeyecek şekilde silinmesini istiyor. Bu ses kaydından sonra sahte çürük soruşturmasını yürüten savcıların da bu ses kaydıyla harekete geçtiği iddiası gündeme geldi.

Kanadoğlu: “Anayasa değişikliği iptal olur”

Pazartesi, 29 Mart 2010

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) davetlisi olarak Van’a geldi. ”Türkiye’de Hukuk Devleti, Bugünü ve Yarını” konulu panele katılan Kanadoğlu, “Çok net bir şekilde açıkça ifade edebilirim ki yapılan değişiklikler iki ana temele aykırıdır. Bunlardan biri hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Çünkü yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir anayasa değişikliğidir. Anayasa eğer bu şekilde halk oylamasına götürülürse vatandaş seçme hakkını kullanamaz” dedi.

ADD Van Şubesi’nin davetlisi olarak Van’a gelen Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ferit Melen Havaalanı’nda Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, ADD Van Şube Başkanı Murat Yiğit, bazı yargı mensupları ve ADD üyeleri tarafından karşılandı. Kanadoğlu ve Eminağaoğlu, daha sonra ADD Van Şubesi’nce Devlet Tiyatrosu Salonu’nda düzenlenen ‘
‘Türkiye’de Hukuk Devleti, Bugünü ve Yarını” konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

Panelde konuşan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulması halinde çok vahim sonuçların doğacağını söyledi. Kanadoğlu, yapılacak değişikliklerin iki ana temele aykırı olduğunu, bunun birin hukuk devleti ilkesine aykırılığı, ikincisi ise yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir Anayasa değişikliği olduğunu söyledi. Kanadoğlu “Çok net bir şekilde açıkça ifade edebilirim ki yapılan değişiklikler iki ana temele aykırıdır. Bunlardan biri hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Çünkü yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir anayasa değişikliğidir. Anayasa eğer bu şekilde halk oylamasına götürülürse vatandaş seçme hakkını kullanamaz. Eğer beğendiği maddenin yasalaşması için beğenmediklerine yol verecekse veya bazılarına yol vermek için hayır diyecekse, bu hukuk devletinde olmaz. Bu şekilde oy kullanma hukuk devletine aykırıdır” şeklinde konuştu.

”HER ŞEYDEN ÖNCE UZLAŞMA ÖNEMLİDİR”
Kanadoğlu, hukuk devleti ilkesinin hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin de mümkün olmayacağını da kaydederek, ”Bu maddeler bu anayasa değişikliği karşısında Anayasa Mahkemesi karşısına götürülecektir. Anayasa Mahkemesi’ne de götürülürse ne olur? Evvela ikinci maddeyi bir düşünün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olduğu yazılıdır. Yani hukuk devleti ilkesi hiçbir şekilde değiştirilemez ve değiştirilmesi mümkün değildir. Anayasa değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne götürüldüğü takdirde mahkeme tarafından iptal edilir. Hatta bu eğer gecikir de halk oylamasına götürülürse orada da istemem de ”evet” oyu çıkarsa Anayasa Mahkemesi incelemeyi inşallah bu sürede yapmaz. Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı değişiklik halk oylamasında kabul edilse dahi anayasa mahkemesi tarafından iptal edilir. Onun için her şeyden önce uzlaşma bunun için önemlidir. Onun için her zaman hukukçuların bunun uzmanlarının sivil toplum örgütlerinin yurttaşların katılımıyla böyle yangından mal kaçırır gibi bir taslak hazırlarsanız bunun sonucunun pek iyi sonuç getirmeyeceği çok açık bir şekilde görülüyor. Onun için daha henüz zamanı geçmiş değil. Belki birtakım illeştirme çabaları belki gerçeği gösterir ve bu yola girilmez. Bir nokta daha unutuluyor. Bunu yurttaşa anlatamazsınız. Anayasa değişikliğini yurttaşa soramazsınız. Bunu yurttaşa bu şekilde sorabilirsiniz sen hükümetten memnunumsun? Sen daha refah içersinde misin? Türkiye’nin dirliği birliği tehlikede mi diye sorulacak. Halk da bu şekilde cevap oyunu verecektir. Bu da iktidara evet-hayır oyu olarak anlaşılacaktır. Dilerim ki böyle bir dönemde anayasa değişikliğine gidilmez. Çünkü bu gidiş bizi daha çok yoracak, bizi daha çok bölecektir. Daha büyük sorunlar çıkartacaktır’ diye konuştu.

”ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN ZAMANI DEĞİLDİR”
Kanadoğlu konuşmasında anayasa değişikliğinin zamanı olmadığını da ifade ederek, ”Hayır zamanı değildir. Neden zamanı değildir? Çünkü her şeyden önce anayasa değişikliği mutlaka samimi bir iktidar ihtiyacı duyar. Bu anayasa değişikliği söylediğim gibi daha çağdaş, daha demokrat, daha insan temel hak ve özgürlüklerini gerçekleştirecek ve milletimize yeni ufuklar açacak bir değişiklikse, o zaman yapılması gereken bu değişikliğin neyi hedeflediğini görmemiz lazım. Bu değişikliği yaptığımız zaman her halde milletimiz daha huzurlu, daha güvenli, daha özgür olacak mıdır? Bakmamız gereken budur. Bu anayasa değişikliği nasıl yapılır? Yapılması gereken değişikliğin 3 ana temeli vardır. Bunlardan birincisi HSYK’nın yapısını değiştirmek Anayasa Mahkemesi’nin oluşumunu değiştirmek, üç ise partilerin kapatılması durumundaki başsavcının dava açma yetkisini kaldırmaktır. Hedef budur. Amaç budur’ dedi.

AK Parti’nin Anayasa paketi! Yeni Anayasa paketi, Akp anayasa değişikliği, 2010 anayasa paketi

Cumartesi, 27 Mart 2010

AK Parti’nin Anayasa değişiklik paketi açıklandı. Toplam 23 maddeden oluşan taslakta, Anayasa’nın 10, 20, 23, 41, 53, 69, 74, 84, 94, 125, 128, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156 ve 159. maddelerinde değişiklik; Geçici 15. maddenin yürürlükten kaldırılması ile geçici üç madde eklenmesi öngörülüyor.

Teklif taslağının yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi ve halkoylamasına sunulması halinde ise tümüyle oylanması öngörülüyor.

En tartışmalı madde

- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değişiyor. Buna göre kurul 21 asıl, 10 yedek üyeden oluşacak. Kurul başkanı yine Adalet Bakanı olacak. Adalet Bakanı müşterarı da kurulun tabii üyesi olacak.

Kurulun 4 asıl üyesi hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından Cumhurbaşkanı’nca, 1 asıl ve 1 yedek üyesi Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından Anayasa Mahkemesi’nce, 3 asıl ve 2 yedek üyesi Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulu’nca, 1 asıl ve 1 yedek üyesi Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulu’nca, 7 asıl ve 4 yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı hâkim ve savcılarınca, 3 asıl ve 2 yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından idarî yargı hâkim ve savcılarınca 4 yıl için seçilecek. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilecek.

Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

Parti kapatılması

- Siyasi partilerin kapatılması zorlaştırılıyor. Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının talebi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan her bir siyasî partinin beşer üye ile temsil edildiği ve Meclis Başkanı başkanlığında oluşturulacak.

Komisyonun üye tam sayısının üçte iki çoğunlugu ve gizli oyla verecegi izin üzerine açılacak dava, Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanacak. Komisyonun bu kararı, yargı denetimi dışında. Reddedilen izin basvurusunda ileri sürülen sebepler, hiçbir şekilde yeni bir başvuruya konu olamayacak. Siyasî parti gruplarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde izin konusunda görüşme yapılamayacak ve karar alınamayacak.

Anayasa Mahkemesi

- Anayasa Mahkemesi’nin yapısı değişiyor. Mahkeme 19 üyeden oluşacak. Yüce Divan kararlarına yeniden inceleme istenebilecek. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da yapılabilecek.
- 16 üyeyi Cumhurbaşkanı, 3 üyeyi TBMM seçecek. (TBMM 2 üyeyi Sayıştay, 1 üye baro başkanlarının avukatlar arasından gösterecekleri adaylar içinden seçiyor) / (Cumhurbaskanı 3 üyeyi Yargıtay, 2 üyeyi Danıştay, 1 üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 3 üyeyi YÖK’ün göstereceği üyesi olmayan öğretim üyelerinden, 5 üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından; 2 üyeyi yüksek öğrenim görmüş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasından seçer.)
- Üyeler, 12 yıl görev yapacak. Bir üye iki defa seçilemeyecek.

Diğer değişiklikler

- Geçici 15. madde yürürlükten kaldırılıyor, 12 Eylül’e yargı yolu açılıyor.
- Siyasi yasaklar 5 yıldan 3 yıla indiriliyor
- YAŞ kararları yargı denetimine açılıyor
- Kamu denetçiliği kavramı oluşturuluyor
- Memur ve kamu görevlisine toplu sözleşme hakkı tanınıyor
- Askere sivil yargı yolu açılıyor
- Yurtdışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilecek
- Disiplin kararları yargı denetimi dışında değil.
- Siyasi partilerin mali denetimini Sayıştay yapacak.
- Partiler hakkında kapatma davası açılmasına TBMM’de oluşturulacak bir komisyon karar verecek.

Çiçek’ten tur öncesi açıklama

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, muhalefet turuna başlamadan önce bu sabah Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ile Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Çiçek, “Bu ay içinde teklifimizi Meclis’e vermiş olacağız. Makul olan her türlü teklifi olumlu karşılarız” dedi.

“Milletvekili” sıfatlarıyla basın toplantısını yaptıklarını söyleyen Çiçek, Anayasa değişikliğinin hükümet konusu olmadığını, bunu yapacak olan tek mercinin TBMM olduğunu belirtti.

Mevcut anayasanın Türkiye’ye yetmediği, dar geldiğini, anayasa değişikliğinin AB süreci açısından da gerekli olduğunu belirten Çiçek, değişikliği kendi iktidarlarını güçlendirmek için değil, iyi işleyen bir demokrasi için istediklerini söyledi.

Adalet Bakanı: “Uzlaşıyı zorlayacağız”

Adalet Bakanı Sadullah Ergin de, Anayasa değişikliği çalışmalarıyla ilgili olarak, “uzlaşıyı sonuna kadar zorlayacaklarını” söyledi. Sivil toplum örgütleriyle bu sürecin devam edeceğini bildiren Bakan Ergin, “Hoş bir zemin var, görüşüyoruz, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. Ama içerik değerlendirmesini şimdi yapmayacağım” dedi.

MUHALEFETLE GÖRÜŞME

Paket, randevulardan önce muhalefete elden verildi.

CHP: AK Parti heyetiyle görüşme sonrası bir açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, “Henüz detaylı inceleme yapmadık ama bu pakete destek vermeme yönündeki irademiz devam ediyor. AK Parti ile böyle bir paket anlamında beraber olmayacağız. Geçici 15. madde tek başına gelirse, anayasa metninden çıkarılması için destek veririz” dedi.

Okay, “Taslak, Hükümet Sözcüsünce getiriliyorsa, Adalet Bakanı, Grup Başkanvekili bu işin içindeyse, Mecliste bir çalışma yapılmamışsa, buna Meclisin demek, haksızlık olur. Doğrudan doğruya AKP’nin yaptığı bir çalışma” dedi.

BDP: AK Parti heyetiyle yapılan görüşmenin ardından gazetecilere açıklama yapan BDP Grup Başkanvekilleri Ayla Akat Ata, gecikmeli de olsa Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesini önemsediklerini belirterek, “Bundan sonra yapıcı bir muhalefetin parçası olacağız” dedi. “Kırmızı çizgilerinizde ısrarcı olacak mısınız?” sorusuna Ata, “Tabii ki arkadaşlar. Her siyasi partinin, toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanan kırmızı çizgileri vardır. Bu da eşbaşkanlar tarafından ifade edilmiştir. Yapıcı bir muhalefetin parçası olduğumuzu, olacağımızı ifade ettik. Türkiye, hala bir darbe Anayasası ile yönetiliyor. Sivil, demokratik ve çoğulcu bir Anayasa ihtiyacı ülkemizin önündeki en büyük gerçekliktir. Bu konuda siyasi iktidarın atacağı adımda ülkemize en büyük hizmet olacaktır. Her ne kadar Anayasanın bir bütün olarak ele alınıp değiştirilmesinden yana isek de gelen metin üzerinde değerlendirmemizi yapacağız, görüş ve önerilerimizi ifade edeceğiz” dedi.

MHP: Heyeti, MHP Grup Başkanvekilleri Mehmet Şandır ve Oktay Vural, kapıda karşıladı. Şandır yaptığı açıklamada, “Gerekçesi AKP’ye ait olmak üzere bir anayasa değişikliği öngörülüyor. Biz MHP olarak İlk günkü tavrımızın arkasındayız. Komisyon kurulmalı, değişiklik oybirliğiyle konuşulmalı ve halka götürülmelidir. Gelen metni MHP kurulları, ilkeleri doğrultusunda inceleyecektir” dedi. MHP’li Vural da yenilenecek bir Meclis’in değişiklik yapması gerektiği yönünde görüş bildirdi.

DSP: DSP Genel Başkanı Masum Türker, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, metni partisinin ilgili kurullarında inceledikten sonra görüş ve düşüncelerini ifade edeceklerini söyledi. Demokratikleşme için seçim barajının mutlaka düşürülmesi gerektiğini kaydeden Türker, “Anayasa değişikliğinin Türkiye’de 12 Eylül’ün izlerini silmek bakımından yeterli olmadığını, 12 Eylül’ün dayattığı seçim barajının mutlaka ele alınarak, seçim kanunlarında da gerekli değişikliğin yapılması gerektiği yönündeki görüşümüzü belirttik” dedi.

Türker, HSYK’yla ilgili düzenlemeler konusunda ise, “Biz doğrudan doğruya seçimi öngörüyoruz. Cumhurbaşkanlığının bu işte faktör olmaması gerektiğini, HSYK’da da hakimlerin ve savcıların yani ilgili dairelerin dışında başka kimselerin bulunmasından yana değiliz. Bu doğru değil. Çünkü bu kurulda bütün hakimlerin özlük dosyaları açılacak, özlük dosyalarının yetkili kurulların dışında ele alınması biraz düşündürücü olur” dedi.

AK Parti heyeti saat 14.30′da DSP, 16.00′da da DP ile bir araya gelecek.

Heyet SP ile de perşembe günü bir araya gelecek.

Genelkurmay köstebekleri buldu!

Cumartesi, 20 Mart 2010

1′i sivil memur, 1′i akademisyen

Genelkurmay, komutanların konuşmalarını internete sızdıran köstebeklerin izini buldu. Org. Başbuğ’un
Brüksel konuşmasını, “şeytana uyan” bir akademisyenin, Tuğg. Çubuklu’nunkini ise bir sivil memurun sızdırdığı belirlendi.

Murat GÜRGEN / GAZETE HABERTÜRK – ANKARA

GENELKURMAY, TSK üst komuta kademesinin konuşmalarını internete sızdıran köstebeklerin izini buldu. Genelkurmay Başkanı Org.İlker Başbuğ’un Brüksel konuşmasının nasıl sızdığı araştırılırken ulaşılan ipuçları bir akademisyeni işaret etti. Ancak Genelkurmay yetkilileri failden yüzde yüz emin olmadıkları için henüz bir işlem başlatmadıklarının altını çizdi. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, Başbuğ’un NATO SHAPE karargâhında ABD Gazinosu’ndaki konuşmasının subay bölümünde yapılmasının planlandığı, ancak son dakika astsubay gazinosuna alındığı göz önünde tutularak ortam dinlemesinin “önceden planlanmış” olmadığı sonucuna varıldı. Bu saptama ışığında Başbuğ’un konuşmasını üst düzey askerlerle birlikte dinleyen akademisyenlerden birinin “sızdırma amacı olmaksızın” kayıt yaptığı belirlendi. Bu akademisyenin “maddi çıkar” sağlamak için ses bandını pazarladığı düşünülüyor. Üst düzey bir askeri yetkili, “Şeytana uyup
satmış” dedi. Başbuğ, Vakit Gazetesi’nin internet sitesi “Habervaktim.com” sitesinde yayınlanan konuşmasında Çukurambar ve Kozmik Oda aramasını değerlendiriyor “Ben izin vermeseydimkozmik odaya nah girerlerdi” diyordu.

KÖSTEBEK LAPTOPTA
Genelkurmay AdliMüşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun ses kaydında ise Çubuklu Karargah’ta sivil savcılığın talep ettiği Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı Albay Zeki Üçok ile ilgili belgeler hakkında değerlendirmeler yapıyordu. Görüşmenin, odada bulunan bir sivilmemur tarafından laptopuna kaydettiği anlaşılıncamemur hakkında TSK ile ilişiğinin kesilmesine yönelik soruşturma açıldığı öğrenildi.

Biber gazını bu kez polislere sıktı!

Cumartesi, 20 Mart 2010

Eğitim amaçlı sıkılan biber gazı polislerin fenalaşmasına neden oldu

Muğla’nın Milas ilçesinde Emniyet Müdürlüğü Lokali’nde biber gazıyla ilgili eğitim gerçekleştirildi. Eğitim amaçlı sıkılan biber gazı polislerin fenalaşmasına neden oldu.

Nevruz kutlamaları öncesinde Milas İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 113 personele biber gazıyla ilgili eğitim verildi.

Ula İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Emniyet Amiri Nevzat Erem tarafından verilen Biber Gazı Kullanma Eğitimi esnasında ilk olarak teorik olarak polis memurlarına bilgiler verildi. Teorik eğitimin ardından anlatılanlar polis memurlarına pratik olarak gösterilerek tek tek uygulama yapıldı.
Uygulamalı anlatım sırasında Erem, 21 Mart Pazar günü Milas’ta kutlanacak olan Nevruz Bayramı öncesinde oluşabilecek olaylara karşı kullanma durumu oluşabilecek biber gazının kullanılması eğitimini vermek için Milas’a geldiğini ifade ederek biber gazı kullanımı sonrasında neler olabileceğini bizzat göstereceğini söyledi.

İLK OLARAK VATANDAŞI UYARIN
Biber gazının kullanılması öncesinde ilk olarak vatandaşın uyarılması, olduğu yerde beklemesinin istenilmesi gerektiğini vurgulayan Emniyet Amiri Erem, vatandaş bu taleplere uymadığı takdirde kullanılması gerektiğini ifade etti. Erem, biber gazının gerektiği zaman dışında kullanılması ve aşırı miktarda kullanılmasının da suç olduğu uyarısında bulunmayı ihmal etmedi.
Uygulamanın son aşamasında polis memurlarını sıraya dizen Erem, “Şimdi sizlerin yüzüne biber gazını sıkacağım. Bu yolla sizler görevdeyken bu gazı kullandığınızda karşınızdaki insan neler yaşayacak ve hissedecek bileceksiniz. Buradaki amacımız gereksiz bir şekilde biber gazının kullanılmasını önlemek” diye konuştu.

POLİSLERİN YÜZLERİNE BİBER GAZI SIKTI
Emniyet Amiri Erem bu konuşmanın ardından polis memurlarını yüzüne biber gazını sıktı.
Gazın etkisiyle bazı polis memurları fenalaşarak olduğu yere çökerken, tüm memurlar suyla yüzlerini yıkayarak gazın etkisini azaltmaya çalıştı. Bazı polis memurları ise yürümekte ve ayağa kalmakta zorluk çekti.
Yüzüne gaz sıkılan polis memurlarına sürekli olarak eliyle yüzünü ovalamaması gerektiği söyleyen Erem, tek çaresinin serin suyla yüzü yıkamak olduğunu belirterek, “Görevli polis memuru vatandaşın suratına biber gazını sıkınca iş bitmiyor. O vatandaşın sakinleşmesi anlamında telkinde bulunulmalı” dedi.

İHA

Bahçeli istedi Tuncel istifa etti

Cumartesi, 20 Mart 2010

Aytaç Durak hakkındaki iddiaları ortaya atan meclis üyesi MHP’den istifa etti

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkında rüşvet ve yolsuzluk iddialarını ortaya atan Belediye Meclis Üyesi Mustafa Tuncel partisi MHP’den istifa etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin grup toplantısında Aytaç Durak ve tartışmalarda ismi belediye meslis üyelerinin istifasını istemişti.

Melih Gökçek’ten ‘Ergenekon’ ifadesi

Cumartesi, 20 Mart 2010

Gökçek’in, Ergenekon soruşturması kapsamında mağdur ve müşteki sıfatıyla ifadesi alındı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ”Ergenekon” soruşturmasında gözaltına alınan bazı kişilerde ele geçtiği iddia edilen ve çeşitli meslek gruplarından kişilere ait olduğu ileri sürülen dinleme tapeleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, mağdur ve müşteki sıfatıyla talimatla ifade verdi.

Gökçek, saat 16.45′te, Ankara Adliyesi’nde, terör ve organize suçlara ilişkin soruşturmaları yürütmekle görevli ve yetkili başsavcıvekilliğinin bulunduğu kısma geldi.

Cumhuriyet Savcısı tarafından yaklaşık 1 saat 15 dakika ifadesi alınan Gökçek, daha sonra adliyeden ayrıldı.

AA